Ana içeriğe atla

HUYKESEN KİLİSESİ Kaderine terkedilmiş ,definecilerin delik deşik etmesine ses çıkarılmamış yaklaşık üç bin yıllık Sivasın kültürel mirası. Farklı inançlara neden bu kadar duyarsız yetkililer anlaşılır değil. Bir dünya mirası göz göre göre yok olup gitmiş neredeyse . Araştırma yaparken Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr.Erdal Eser in kilise hakkındaki gazete haberine rastladım. Sizlere o haberi paylaşıyorum. Taktir Sivaslının . ××××××××××××××××××××××××××××××××××××××××××××× Huykesen Kilisesinin Anadolu'da ki en eski ibadethanelerden birisi olduğuna dair bulgulara rastlanıldı. Sivas kent merkezine bağlı Çelebiler köyü yakınlarında bulunan ve Selçuklu döneminde inşa edildiği düşünülen Huykesen Kilisesinin yaklaşık 3 bin yıl öncede ibadethane olarak kullanıldığına dair bulgulara rastlanıldı. Kilisede bulunan seramik parçalarının Eski Tunç Çağı, Demir Çağı, Helenistik, Roma ve Ortaçağ yerleşmelerini işaret ettiği belirtildi. Günümüzde atıl durumda olan kilisenin bilinen en eski ibadet merkezlerinden biri olduğu düşünülüyor. “En erken tarihli ibadet yapılarından birisi” Kilise hakkında bilgi veren Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erdal Eser, kilisenin en erken tarihli ibadet yapılarından birisi olduğunu ifade ederek, “Bazı literatürlerde kaya önü kilisesi ya da benim daha çok doğru bulduğum sunak kilisesi adıyla tanınan bir sistemle yapılmış bir yapı. Benim değerlendirmelerime göre içerisinde bulunduğumuz alanda inşa edilmiş en erken tarihli ibadet yapılarından birisi. Orada bir kaya yapısı var ve kayaya oyulmuş sunaklar var. Tek tanrılı dinler, Hristiyanlık bu bölgede yayıldığında alanın kutsallığına da bağlı olarak kullanımı devam ediyor. Kapadokya bölgesinde gördüğümüz kadar olmasa bile bu bölgede de kayaya bağlı bazı mekânların yapılarak kullanıldığını gösteren ilginç bir örnek. Huykesen Kilisesi ve daha sonraki süreçlerde de adından da anlaşılacağı üzere kullanımı devam ediyor. Günümüzde de zaman zaman çeşitli guruplar, cemaatler gelerek orada yılın belli saatlerinde törenler gerçekleştiriyorlar. Bu bölgenin Müslümanlaşması sonrasında da o noktanın kutsallığının aynı şekilde devam ettiğini anlıyoruz” dedi. 3 bin yıllık olduğu tahmin ediliyor Prof. Dr. Eser, kilisenin 3 bin yıl önce inşa edilmiş olabileceğini belirterek, “Huykesen denmesinin sebebi de benim bildiğim kadarıyla altını ıslatan çocuklar oraya götürülüyorlar, orada nasıl bir eğitime tabi tutuluyorlar bilmiyorum ama orada biraz zaman geçiriyorlar ve o durum bir anlamda tedavi ediliyor ve yapının etrafında böyle bir inanç gerçekleşiyor. Kayaç üzerindeki pozisyonu, yapının sırt bölgesinin doğu cephede olması antik dönemden itibaren bir tören alanı olarak kullanıldığını bize gösteriyor ve kayanın da oyulması, o formun verilmesi en erken Demir Çağı'nda olduğunu düşünüyorum yani M.Ö 1. bin döneminde olabileceğini düşünüyorum. Kente olan yakınlığı, yakınındaki yerleşmelerle olan ilişkisine bakıldığında herkes tarafından kutsal olduğuna inanılan bir nokta olduğu anlaşılıyor. İlk halinin en az 3 bin yıllık olduğunu tahmin etmek mümkün ama daha sonradan eklenen duvar bölümleri biraz daha araştırılması gerekir” ifadelerini kullandı.


via Sivas Herfene https://bit.ly/42jLCpl

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Pamukpınar öğretmen okulu Tarihçe Pamukpınar Köy Enstitüsü, Sivas-Tokat karayolu üzerinde Yıldızeli’nin 5 km kuzeyinde 1941 yılında kuruldu. Pamukpınar adının nereden geldiğinin iki ayrı söylencesi var: 1. hoş içimli kaynak suyundan geliyor. 2. yerleşke bölgesinde yüzeyden akan kireçli pınar suyu aktığı yerleri beyaza dönüştürdüğünden Pamukpınar adı kalıcılaşıyor. Kısacası Pamukpınar ismi bir sudan geliyor. Pamukpınar topraklarının istimlak işleri 1938 yılında yapıldı. 700 dönümlük arazi üzerinde 1941 yılında faaliyete geçti. Okulun yerleşme ve spor alanları hariç 400 dönüm ekilip, işlenebilir arazisi vardır. Akçadağ Köy Enstitüsü’nde okuyan Sivas, Tokat ve Erzincan’lı öğrenciler (efsane öğretmenimiz Ömer Yurdagül’ün rehberliğinde) getirilerek 2. ve 3. sınıflar oluşturuldu. Adı geçen illerin köylerinden, ilkokulu bitiren öğrenciler alınarak 1. sınıflar oluşturuldu. Başta okul müdürü Ethem Salmangil, bir müdür yardımcısı, üç öğretmen ve yüz seksen öğrenci ile eğitim-öğretime başlandı. Henüz derslik, yemekhane, yatakhane ve lojman binaları yokken; öğrenciler Yıldızeli’ndeki Cumhuriyet İlkokulu’nun zemin katında yatıyor, yemeklerini de orada yiyorlardı.. Havaların iyi olduğu günlerde Pamukpınar’a gidilerek temeller kazılıyor, tuğlalar hazırlanıyor, binaların yapımında öğrencilerin de beden gücünden yararlanılıyordu. 1942 yılından itibaren normal eğitim-öğretimin yanı sıra eğitmenler de yetiştirilmeye başlandı. Askerliğini yapmış, okuma yazma bilen erkekler alınarak, Nisan ayı ie Ekim ayı arasında kurslarda yetiştirilip, köylere Eğitmen olarak gönderiliyorlardı. Yetişkin bu insanlardan binaların yapım ve bakımlarında da yararlanıldı. Bu Eğitmenler’in kırsal bölgelerin eğitim ve kalkınmalarına büyük katkıları olmuştur. Eğitmen yetiştirilmesine 1948 yılına kadar devam edildi. Okulun kuruluşundan itibaren Döner Sermaye teşekkül ettirildi. Arazinin yarısı ekilip, biçilirken diğer yarısı nadasa bırakılıyordu. Örnek verirsek; 1964-1965 Ekim’i sonunda 8 ton arpa, 9 ton yulaf, 10 ton buğday, 2 ton saman, 3 ton ot, 1 ton yonca üretildi. Ayrıca büyükbaş hayvanlar ve kümes hayvanları da yetiştirilerek, bunların etinden, sütünden yararlanılıyordu. Yine küçük bir orman haline getirilen Pamukpınar arazisinde çam, söğüt, kavak, elma, erik, akasya, meşe vs. ağaçlar yetiştirilmiştir. Ayrıca yaz aylarında okulun büyük sınıf öğrencileri dönüşümlü olarak okula çağırılarak tarım işlerinde çalıştırıldı. Köy enstitüleri 1952 yılında zamanın yöneticileri tarafından kapatıldı. 1952 yılından itibaren 6 yıla çıkarılarak PAMUKPINAR YATILI ERKEK ÖĞRETMEN OKULU olarak eğitim öğretimini sürdürdü. 1976 yılından itibaren, ÖĞRETMEN LİSESİ’ne dönüştürüldü. 1988 yılına gelindiğinde; öğretmen lisesinin içinde bir de GÜREŞ OKULU açılarak; 1990 yılına kadar çift okullu Eğitim Öğretim sürdürüldü. 1990 yılından 1997 yılına kadar PAMUKPINAR ANADOLU ÖĞRETMEN LİSESİ adiyla faaliyetine devam etti. 1997 yılından itibaren, YATILI İLKÖĞRETİM BÖLGE OKULU’na (YİBO) dönüştürüldü. 2014 yılından beri ise YATILI BÖLGE ORTAOKULU statüsünde Eğitim ve Öğretim’e hizmet veriyor. Pamukpınar 4000′e yakın öğretmen yetiştirerek yurdun her tarafına göndermiştir. Yurdumuzun her tarafında Pamukpınar’dan yetişmiş hemen her meslekten insana rastlamak mümkündür. PAMUKPINAR’DAN YETİŞENLER Cahit Külebi Şair Sabri Özer Şair ve Yazar Mahmut Özdermir Bakan Nihat Canpolat Vali Amir Çiçek Vali Halil İbrahim Akça Büyükelçi Mehmet Çağlar Genel Müdür Necati Yalçın Prof. Dr. Hüsnü Aydoğdu Müzisyen Dursun Çiçek Albay Dr. – Mv. Şeref Eroğlu Güreşçi (Dünya Şampiyonu) Hakkı Bulut Sanatçı Mehmet Güler Yazar Hasan Göztepe Yazar Ali Doğan Halk Ozanı Tevfik Karakaya Profesör Niyazi Ünsal Eski Erzincan Senatörü Emin Özdemir Yazar Mehmet Ceylan Profesör Dr. Kadim Ceylan Profesör Dr. Ahmet Erbil Fizik Prof. Dr. Amerika (NASA) Orhan Çakırer Prof. Dr. Ali Bozkurt TÖB-DER Genel başkanı Abbas Cılga Şair- Yazar Hazım Zeyrek Şair- Yazar Mehmet Adem Solak Şair- Yazar

via Sivas Herfene http://bit.ly/2s3MhyS

Yılmaz Güney’in Temeltepe hatırası.. Ahmet Caniklioğlu arşivi

via Sivas Herfene https://bit.ly/3fcuwTm

Sivas'ta Tahta Gazoz kasalarına son bakışlar 😥

via Sivas Herfene https://bit.ly/3AyFXiN